Ben de silah istiyorum bende asker olmak istiyorum
Bizim dirimiz asker ölümüz şehit sizin diriniz kalleş ölünüz leş
Yusufeli caddeleri şehitler ölmez vatan bölünmez sloganlarıyla inledi.
Yusufeli Hükümet Konağı önünde toplanan Yusufeli halkı ve bazı sendika üyeleri ile başkanları basın açıklaması öncesinde saygı duruşu ve istiklal marşının okunmasının ardından 24 şehidin ismini okuyarak yoklama yaptılar. Basın açıklamasının ardından Hükümet Konağının önünden başlayarak İlçe Jandarma Komutanlığı önüne kadar binlerce insan sloganlar eşliğinde yürüyüş yaptılar. Yürüyüşe katılan vatandaşlar kendi şehidinin ismini hep bir ağızdan yüksek sesle söyleyerek buradayız yanındayız, Mehmetçik yalnız değilsin dediler. Jandarma Komutanlığı önünde bir asker annesi benim çocuğum da askerde hepinizi öpüyorum komutanım bana da silah verin, beni de askere alın dedi. 55 yaşlarında bir vatandaş da gözyaşları içerisinde nöbet başında olan askere, Mehmet’im yalnız değilsiniz biz buradayız, yanınızdayız. Jandarma içerisinde bulunan rütbelilere seslenerek bende sınıra gitmek istiyorum ben de silah istiyorum, bende asker olmak istiyorum dedi. Yapılan yürüyüş ve atılan sloganların ardından halk olaysız bir şekilde alkışlar eşliğinde dağıldı
80 Yaşında Anasını Kayıp Edip Metanet Gösteremeyenler 20 Yaşında Evladını Kayıp Edenlerden Metanet Göstermesini İstiyorlar
Kamu Sen İl Temsilcisi Uğur Özer yaptığı açıklamada; ‘‘Yine şehit verdik yine canlar yandı. Ateş düştüğü yakar derlerdi. Ateş Yusufeli’ne düştü, bir kor gibi yüreklerimizi yaktı fakat şunu da görüyoruz ki milletimizin sınır uçlarıyla oynanıyor. Milletimizin sınırları artık köreltilmeye başlandı. Kırgızların Manas Destanını hatırlayın, Çinliler esir aldıkları Türklerin kafalarını kazıtıp kanlı deve derisi geçiriyorlardı ve daha sonra çöle bırakılıyorlardı. O deri güneşi gördükçe sıkışıyor ve darlaşıyor. Saçlar insanın beynine doğru, tersine doğru çıkıyor. Beyni zonkluyor hafıza kaybına uğruyordu ve oğlunu göğsünden bıçaklıyordu. Bir ara bu olaya menkulleştirme diyorlardı. Şimdi bizleri de menkulleştiriyorlar, şarkılarımızı türkülerimizi ve sevdalarımızı unutturuyorlar bize. Bugün burada şehitlerimizin ardından bir araya geldik. Adı bir cinayetin ardından hepimiz Ermeni’yiz diye sokağa dökülenlerin çeyreği kadar bile değil kalabalık. Bu cinayetin ardından her yıl sokağa dökülenler şehitlerimizin ardından bir Fatiha dahi okumadılar. 80 yaşında anasını kayıp edip metanet gösteremeyenler 20 yaşında evladını kayıp edenlerden metanet göstermesini istiyorlar. Annesini kayıp edene yetim, babasını kayıp edene öksüz, eşini kayıp edene dul derler ama evladını kayıp etmenin bir ismi yoktur. Çünkü bu acıya konulacak bir isim yoktur. Bu acıyı tarif etmeye kelimeler kifayetsizdir. Bugün biz milletimizden tek ses, tek yumruk ve tek vücut olmasını istiyoruz. Bölücü emellerine asla ulaşamayacak olan hainlere karşı tek vücut olmak zorundayız. Bizler Türkiye Kamu Sen ve bağlı sendikalar olarak sesimizi yükselterek hain terörü lanetlemek için burada toplandık. Miting için izin istedik fakat miting izni alamadık. Bunun için basın açıklaması yapıyoruz. Pazar günü Artvin de yapılacak olan şehitlere saygı mitingine ve teröre lanet mitingine hepinizi bekliyoruz’’ ifadelerine yer verdi.
Türkiye Kamu-Sen tarafından yapılan basın açıklamasında; ‘‘Yine ihanet, yine kan, yine gözyaşı, Milletimizin sağ olsun. Türkiye her gün şehit haberleriyle sarsılıyor. Habur rezaletinin yıldönümünde, 19 Ekim günü yine bağrımıza ateş düştü. Çukurca’da, Yüksekova’da 24 askerimiz şehit edildi, çok sayıda askerimiz yaralandı, Bu kahpe saldırıda Yusufeli ilçemizden bir yiğidimiz, Soner Ateşsaçan şehitler kervanına katıldı. Yusufeli’nden ayrıca 3 askerimiz Çukurca’da, görev yapmaktadır. Canilerin iki gün önce Güroymak’ta düzenlediği saldırıda 5 polisimiz şehit olmuş, biri bebek 4 vatandaşımız hayatını kaybetmişti. Çukurca’da şehit düşen kahramanların, Sonerlerin ruhu Malazgirt’te, Çanakkale ve Sakarya’daki şehitlerimizin ruhlarıyla cennette kucaklaştı. Eğer, “Bayrakları bayrak yapan üstündeki kansa ve uğrunda ölünen toprak vatansa, Anadolu binlerce, yüz binlerce defa vatan oldu.Bugün Türkiye’nin her köşesinde Türkiye Kamu-Sen, Türk Eğitim-Sen, Türk Sağlık-Sen, Türk Büro-Sen ve diğer sendikalarımız terörü lanetlemektedir. Yurdun her tarafından yükselen öfke, vatanın sahipsiz olmadığını göstermektedir. Bugün burada hepimiz, Mehmetçik, hepimiz Soner’iz. Bu vatan için toprağa düşmüş olan aziz şehitlerimizi kalbimize gömdük. Kutsal bayrağımız, vatanımız için vücudunun bir parçasını dağlarda bırakmış gazilerimize Allah’tan şifa diliyoruz. Şehitlerimize rahmet, yakınlarına, milletimize baş sağlığı diliyoruz. Son dönemde iyiden iyiye azan bu eli kanlı örgüt, Türkiye’deki yönetim zafiyetinden dolayı dilediği gibi at koşturmaktadır. Milletimizin birlik ve beraberliğini bozmaya, huzurunu dinamitlemeye, ülkemizi bölmeye kastetmiş olan bu kanla beslenen soysuzlar, hareket alanını giderek genişletmektedir. Terörle etkin mücadele yapılamadığı her terörist saldırının ardından bir kez daha görülmektedir. Yüreğimiz yanarken, bu kan emicilerin ülkemizin dört bir köşesinde cirit atması, her türlü saldırıyı elini, kolunu sallayarak gerçekleştirmesi büyük bir skandaldır. Daha önce sıfıra inen terörün, bugün tavan yapması derinlemesine ele alınması gereken bir konudur. İktidarların mazereti olamaz, devletin aczi asla kabul edilemez. Türk devleti binlerce yıllık geleneğe sahiptir. Şehitlerin kanı yerde kalmamalıdır. Irak’ın kuzeyi hainlerden temizlenmelidir. PKK ve onun siyasi uzantıları Kürt vatandaşlarımızın temsilcisi olarak kabul edilemez. Bin yıldır devam eden Türk-Kürt kardeşliğine kurşun sıkmaya çabalayan bu güruha millet olarak izin vermeyeceğiz. Günden güne palazlanan bu örgüte Türk milleti olarak en güzel cevabı birlik ve beraberliğimizi koruyarak vereceğiz. Demokrasi bir ülkeyi bölmenin gerekçesi olamaz. Akan kan, bölücü hainlerin isteklerini kabul etmekle durdurulamaz. Devletin görevi eli silahlı teröristlerle masaya oturmak değil, onları etkisiz hale getirmektir. Türkiye her gün şehit verirken, içi boş bir takım kavramların peşine takılıp tartışacak zamanımız kalmamıştır. Sözün bittiği yer çoktan geçilmiştir. Türkiye teröristlere karşı kara harekâtı başlatmalı, hainlerin inleri başlarına yıkılmalıdır. Vatanın bütünlüğü, milletin bağımsızlığı tehlikededir. Bölücü hainlerle yapılan mücadelede verdiğimiz şehit sayısı, Kurtuluş Savaşı’nda verdiğimiz şehit sayısını geçmiştir. Artık söz bitti; kalem tükendi. Mustafa Kemal TBMM’ni, Türk’ün şerefini kurtarmak, bağımsızlığını sağlamak için kurdu. İstiklal Savaşı’nın en zor şartlarında dahi, hainler Ankara’ya giremedi, TBMM’ne sokulmadı. İçeride ve dışarıda teröristler hiç bu kadar itibar görmedi, işbirlikçi bulmadı. Terör, AB ve ABD tarafından Sevr’i Türkiye’ye yeniden kabul ettirme aracı olarak kullanılmaktadır. Hedef ulus devlet, tek millet, tek dil, tek bayrak ve tek devlettir. Hainler hainliğini yapacak, Mehmetçik yine gazi ve belki şehit olacak ama“ Türkiye Cumhuriyeti sonsuza kadar yaşayacaktır” ifadelerine yer verildi.